Bir Esaret Hikayesi - Moacyr Barbosa

Bir Esaret Hikayesi - Moacyr Barbosa

Futbolun yalnız adamlarıdır kaleciler. Onların hatasını telafi edecek birisi yoktur ve ne kadar iyi bir maç çıkarıyor olsalar da tek bir hataları ile maçın tüm kaderini değiştirebilirler. İşte bugünkü yazımız da yaptığı bir hatadan dolayı ömür boyu dışlanan bir kaleciyi anlatıyor. Moacyr Barbosa Nacsimento...

 

Yıl 1950. Dördüncüsü düzenlenecek Dünya Kupası'na Brezilya ev sahipliği yapıyordu. Ev sahibi olma avantajını kullanma isteği ve daha önce bu kupayı hiç kazanamamış olmanın verdiği açlıkla tüm Brezilya kupayı kazanmaya kitlenmiş durumdaydı. Şampiyonluktan başka hiç bir ihtimal akıllarda yoktu. 200 bin kişilik Maracana Stadyumu iki ay gibi kısa bir sürede hazırlanmış, şampiyonluk kutlamaları için hazır hale getirilmişti. Brezilya Milli Takımı kadrosu son derece güçlüydü. Kale Moacyr Barbosa'ya teslim edilmişti. Barbosa Brezilya'nın kalesini koruyacak ilk siyahi kaleciydi.

 

Lig usulü oynanan turnuva boyunca her şey Brezilya'nın istediği gibi gitti. Grubunu lider tamamlayan Brezilya Final Turu oynama hakkı kazandı. Final Turunda İsveç'i 7-1, İspana'yı 6-1 yenen sambacılar gövde gösterisi yaptılar. Oynanan oyun ve alınan skorlar herkesi şampiyonluktan emin bir hale getirmişti. Final Turu'nun son maçında Brezilya Uruguay'ın bir puan önünde liderdi. Uruguay Brezilya'nın aksine finale kadar zar zor gelmişti. Alınacak bir beraberlik bile Brezilya'yı şampiyon yapacaktı.

 

Tüm ülke kutlamalara başlamıştı. Gazeteler maç oynanmadan bir önce "Şampiyonuz" başlıkları ile basılmıştı bile. Federasyon, futbolculara 'Dünya Şampiyonlarına' yazan altın saatler hediye etmiş, şampiyonluk kutlamaları için yapılacak organizasyonları hazırlamış ve 500 bin 'Şampiyon Brezilya' tişörtü satmıştı. Kimsenin aklından Uruguay'ın Brezilya'yı yenebileceği düşüncesi geçmiyordu. Rio Belediye Başkanı, sahada yaptığı maç öncesi konuşmasında "Bu dünyada size kimse rakip olamaz. Sizi şampiyonlar olarak selamlıyorum" diyerek Brezilya Milli Takımı'nı takdim etmişti.

 

Maç inanılmaz bir seyirci baskısıyla başladı. 200 bin kişi Maracana'yı doldurmuş Brezilya'yı şampiyonluk için destekliyordu. İlk yarıdan gol çıkmadı. Brezilya, ikinci yarının başında, 47. dakikada Friaça ile öne geçti. Çoktan kutlamalara başlayan Brezilya halkı için maçın gerisi formaliteydi. Brezilya'nın golüne Uruguay, 66 da Schiaffino ile karşılık verdi. Bu skor Brezilya'yı hala şampiyon yapardı. Ancak 79. dakikada ilk golün hazırlayıcısı Ghiggia Brezilya'nın bütün planlarını bozdu. Çaprazdan girip, sağ ayağıyla yakın köşeye vurdu. Barbosa topu parmaklarının ucuyla çeldi. Kurtardığından emin bir şekilde kalesine döndüğünde topu ağlarında gördü. Maracana ölüm sessizliğine bürünmüştü. Bu an, Barbosa'nın yaşamının mahvolduğu andı.

 

Bu gol tüm Brezilya için bir felaket olmuştu. Üç kişi kalp krizi geçirerek öldü. İki Brezilyalı stadyumun ikinci katından atlayarak intihar etti. Kupayı Brezilya'ya verecek olan FIFA Başkanı Fransız Rimet bile dağılmıştı. Hazırladığı konuşma tamamen çöpe gitmiş, ne diyeceğini bilmez halde dolaşıyordu. Kupayı Uruguay kaptanının eline tutuşturup hiç bir şey demeden uzaklaştı. 50 bin kişi saatlerce stadyumdan ayrılamadı. Binlerce kişi sokaklarda ağlıyordu. Brezilya Teknik Direktörü stadyumdan kadın kılığında kaçırılabildi. O güne dair her şey lanetleniyordu. Brezilya'nın o gün giydiği mavi yakalı beyaz forma bir daha hiç giyilmedi. Maçı anlatan spiker bir daha böylesi bir faciayı anlatmasın diye maç anlatmayı bıraktı. Bu olay Brezilya'da öyle derin izler bıraktı ki 2000 senesinde facianın 50. yılı üzerine yine programlar yapılıp, nerede hata yapıldığı araştırıldı. Ancak bütün olanlardan en çok etkilenen Barbosa oldu. Baş günah keçisi o olmuştu.

 

Barbosa ilk olarak siyahi bir futbolcu olması sebebiyle saldırıların hedefi oldu. Siyahi kaleci birçokları için uğursuzluktu. Brezilya kalesi 35 yıl boyunca bir daha siyahi kalecilere teslim edilmedi. Turnuva sonrası Barbosa tamamen yalnız kaldı. Ne o kimseyle görüşmek istiyordu, ne de kimse onunla. Herkes onu felaketin sebebi olarak gösteriyordu. Nereye gitse suçlandı. Brezilya'nın eleme grubundaki bir maçta yorumculuk yapması, uğursuzluk getirir diye federasyon başkanı tarafından engellendi. Milli takım kampını ziyaret etmesine bile izin verilmedi, kapıdan çevrildi.

 

Barbosa, maçta yaptığı bir hatanın bedelini tüm yaşamı boyunca ödedi. Son zamanlarını tek başına geçirdi ve 8 Nisan 2000 tarihinde yaşamını yitirdi. Ertesi gün atılan manşet Barbosa'nın çileli yaşamını tek bir cümleyle özetliyordu. "Barbosa'nın ikinci ölümü"

 

 

 Film tavsiyesi: Pawn Sacrifice (2014) Yön: Edward Zwick

Kitap Tavsiyesi: Kedi Beşiği - Kurt Vonnegut

Albüm Tavsiyesi: If I Was - The Staves

BENZER İÇERİK

Galatasaray hafta içi yenilmesine rağmen Porto’da iyi oynamıştı. Hele son iki...
Evet ya, bu maç yenilgiyle bitmemeliydi. Sezon başından beri takıma kritik...
Şampiyonlar Ligi, dünyanın en zor futbol sahası. Burada kendini test etmeyen...
İlk yarısı uyutucu, sıkıntı verici bir maçken ikinci devresi Galatasaray’ın...
Yazılarıyla sitemize renk katan, bir dönem gençliğinin basketbolu sevmesini...
Evet felaket bir Galatasaray izledik. Neresinden başlasam maçı anlatmaya....

Aforizma

Bir atlet, cepleri para doluyken koşamaz. Kalbi umutla, kafası hayallerle doluyken koşabilir.

Emil Zatopek

ÜYELİK

Güncel

Spor Toto Süper Lig'in lideri Beşiktaş'ta bu sezon gösterdiği performansla, eski günlerine...
Beşiktaş, ligin bitimine 3 hafta kala 73 puanla zirvenin tadını çıkarıyor.   Zor geçmesi...
Beşiktaş'ta 3'er sarı kartı olan Gomez ve İsmail gibi Kayseri maçını hasarsız...
“Gereksiz bir şekilde topa çok fazla sert vurdum ve atışı gole çeviremedim. Bu son olsun... Bir...
“Yarışta ipler elinizde mi” sorusuna, Güneş’ten ilginç çıkış: "Biz ip atlamıyoruz, top oynuyoruz....