Galatasaray-Fenerbahçe: 0-0 Dağ Fare Doğurdu

Galatasaray-Fenerbahçe: 0-0 Dağ Fare Doğurdu
Rocky abimizin instagramda Galatasaray koreografisi paylaşımı

Geçenlerde yine dedim ya, bayılıyorum böyle başlıklar atmaya. 80’lerden kalan 0-0’lık derbi manşeti işte, süper yav.

Gerçekten dağ fare doğurdu yalnız. Doğru dürüst pozisyonu olmayan, ne güzel bir hareket, ne güzel bir atak göremedik.

Galatasaray’ın 8 puan farkla önde olması bu saçma sapan oyunu getirdi bence. Gerçi bence dememe gerek yok, burada yazdığım her şey bence zaten, bilimsel bir konudan bahsetmiyoruz.

Tudor 4 savunmacıyla sahaya çıkmasına rağmen 3’lü savunma yapmayı planlamıştı. Sağ açıksız oyunda Mariano’yu mümkün olduğunca ileri çıkarmayı hedeflemişti belli ki. Maçın hemen başında Mariano ileri çıkışında planın işleyeceğini düşündüm. Böylece iki kanat beki yerine orta sahayı 5’leyerek genel kanının aksine aslında daha hücumcu bir plan kurmuştu. O atakta bir şeyi daha anlamış olduk. Cüneyt Çakır’ın niyetini. Ozan’ın net sarı kartlık faulünde kartı göstermemeyi tercih etti. Aynı Ozan, Cüneyit’ten aldığı cesaretle 2 tane daha sarı kartlık faul yaptı ve elbette görmedi. Cüneyit’e mi, Ozan’a mı bravo demek lazım bilemedim. İkisi de görevini yerine getirdi sonuçta, ikisine de bravo diyenler olmuştur mutlaka ama bu kişilerin Galatasaraylı olmadıkları kesin.

Kesin demişken buradan yürüyeyim. Cüneyit maçı kesme konusunda çok hünerliydi doğrusu. Vara yoğa faul çaldı maç boyu.

Sezon başından beri topa sert ve agresif oyunu ile dikkat çeken Galatasaray için pek iyi haber değildi bu. Cüneyit deplasman takımını ezdirmemek için elinden geleni yaptı.

Bakın uzun zamandır hakemlerle ilgili bu kadar şey yazmıyorum, topu bilmiyorlar deyip geçiyorum genelde. Fakat işte bir hakem hem futbolu bilmez hem de kafasında maçı kurgularsa hataları çok bariz oluyor. İnce yapmayı beceremiyorlar çünkü. Türkiye’deince ince doğradı diyorlar, ince olsa anlayamazsın, yaptığı hatalarda büyük çoğunluk aynı fikirde olmaz. Türkiye’nin gelmiş geçmiş en ince doğrayan hakemi Erman Toroğlu’ydu. Uzun yıllar pislik futbolcu olduktan sonra hakem olmuş ve sahadaki her şeyi en ince ayrıntısına kadar biliyordu. Ne yapıyorsa bilerek yapıyordu. Pozisyon içindeki oyuncuya göre, takıma göre, teknik direktöre göre çalıyordu o da. Sonra onun gibisi gelmedi.

Maça devam edelim. Serdar Aziz sakatlanınca Tudor Lato’yu oyuna aldı. Sezon başındaki klasik görüntüsüne döndü takım.

Hakkını vermek lazım Aykut Kocaman da dersine iyi çalışmış. Futbolcular da olası bir kayıpta sezonu kaybedeceklerini idrak etmişler Fenerbahçe’de. Epey mücadele ettiler.

Fakat Galatasaray’da başka bir sorun baş gösterdi. Belhanda. Sezon başından beri “takıma yardım eden” (çok yabancı futbolcu gördüm kendimi, yabancı yazar sınırı getirilsin amk) Belhanda, yeteri kadar katkı yapmıyor diye eleştirilince Fenerbahçe maçında çok şey yapmak istedi. Bu zorlama ona hatalar yaptırdı. Belhanda gibi bir oyuncunun katkısı düştüğünde takımın gücü bir oyuncunun katkısına göre daha fazla düşer. Galatasaray tamamen Gomis’e indirilen toplara ve onun bireysel becerisine kaldı.

Fenerbahçe bol pasla oynadı, iyi becerdiler pas yapmayı da. Galatasaray orta sahası top kapma konusunda eksik kaldı.

Maç iki takıma da gitti geldi falan diyemeyiz. Maç berabere biteceğini bağırıyordu. Cüneyt Çakır’ın katkısını da inkar etmemek lazım. Doğrusu Serdar Aziz’in el pozisyonunu görmedim, korsan link donmuştu o sırada. Tartışılan diğer üç pozisyonu gördüm. Jensen’in golü öncesi faul var, Neto’nun eline gelen top penaltı değil, Hasan Ali’nin koltuğunun altına aldığı top penaltı. Net. Tartışmam bile. Tartışırsak şöyle söylerim: Neto kafaya çıktıktan sonra arkası dönükken top eline geliyor. Serdar topa vuracakken Jensen ayağını Serdar’ın ayağının önüne sokuyor, Hasan Ali topa doğru kayıyor ve çalımı yiyince boşa düşüyor, top koltuğunun altında kalıyor. Tefrika bitti.

Bir diğer tartışmalı pozisyon Belhanda’nın atılması. Kameni ile Belhanda birlikte topa koşuyorlar ve çarpışıyorlar, birlikte düşüyorlar. Cüneyit efendi Belhanda’yı kendini aldatma sebebiyle çift sarı karttan oyundan atıyor. Pozisyon Cenk Tosun’un Antalyaspor maçında verilen penaltısıyla aynı. O penaltıyı veren yine Cüneyt Çakır. Çelişki bizim hakemlerin ana konusu. Onun dışında, birbirine çarpan iki oyuncudan hangisinin kendini attığını nasıl anladın be kardeşim. kaldı ki, ilk müdahaleyi yapanın Kameni olduğu açıkça görülüyor. Karar şu olmalıydı. Penaltı, Kameni sarı kart. Tamam bu süzemedin mi, o zaman avut ya da kornerle oynatman lazım.

Yav asıl bomba orta sahada gerçekleşti. Fenerli topçu topu eline aldı, hocam düdük çaldın falan dedi. Cüneyit hakem atışı yaptı. Niye ki? Galatasaray lehine direkt atış vermesi gerekirken neden hakem atışı. Bu nasıl bir saçmalık.

Belhanda atılana kadar Galatasaray ikinci devrede inisiyatifi eline almış Fener kalesine atak yapmaya başlamıştı. Galatasaray 10 kişi kalınca oyunun şekli değişti ve Fenerbahçe Galatasaray kalesine gelmeye başladı. Sonuç alamadılar, pozisyon bile bulamadılar.

Tudor ikinci devrenin 15. dakikasında Belhanda’yı Selçuk’la değiştirmeliydi. Kart göreceği için değil. Belhanda maç içinde hiç kart görecekmiş gibi bir profil çizmiyordu doğrusu ama hakikaten takıma katkı da veremiyordu. Oysa bu maçtaki en önemli silah Gomis’e indirilen toplar olduğunu görmüştük, Selçuk geçen hafta bu işi ne kadar iyi yapabildiğini bize tekrar hatırlatmıştı. Hem Gomis’e uzun toplar atar hem de takımın Fenerbahçe ceza sahası civarında kümelenmesini sağlardı.

Tudor maç öncesi bir şey düşünmüş, tutmadı, olabilir. Ama hoca maç içindeki değişikliklerde sürekli geç kalıyor. Bursa’da iki beki çıkarıp iki kanat forvet aldığında kumar oynadı tuttu yazmıştım. Her zaman tutmaz. Futbolcu milleti kumarı sever de hocanın sahadaki takımla kumar oynamasını tasvip etmem. Çünkü herkes bilir ki kumarda sadece mekancı kazanır. TFF’nin kazanmasını istemeyiz değil mi canım kardeşlerim.

Maçtan sonra ultrAslan Uni’nin yaptığı koreografi için söylenen FETÖ’cü suçlamaları memlekette ne kadar gerizekalı olduğunu gösteriyor. Hele, biz feto derken, İlhan İrem “fetuş” dediği için mahkemeden ceza aldığı sıralarda fetocularla kolkola yürüyenlerin Galatasaray’a fetocu yaftası yapıştırmaya çalışması kadar büyük gerizekalılık yok. Asıl fetocunun kimler olduğunu Galatasaray taraftarı tek tek bulup sosyal medyada gözlerine sokuyor tabii. Başbakan soruşturma açılması talimatı vermiş. Başka işi gücü yok herhalde. Hele dün gece Rocky-Rambo Slyvester Stallone sosyal medya hesaplarından koreografinin videosunu paylaşınca suratlarını görmek isterdim. Haahahahahahahahaha

Galatasaray'la uğraşanın başına neler geldiğini herkes biliyor, uyandırayım.

Makale tipi: 

BENZER İÇERİK

Maç Cuma akşamı oynandı ve ben maç yazısını aşırı sıvı alımından dolayı ertesi...
Hayatımda gördüğüm en sıkıcı Dünya Kupasıydı, hala da öyle. Bütün takımlar...
Meksika ’86 denince ilk aklıma gelen Maradona oluyor. Maradona’nın büyüklüğünü...
  İşte en çok sevdiğim, en iyi hatırladığım kupaların ilki. İlk göz...
Capo 11 yaşında. En az hatırladığım Dünya Kupasıdır. Maçlar bizim saate göre...
Her dünya kupasında ille kupanın tarihini anlatan belgeseller, kitaplar...

Aforizma

Topa sol ayağıyla vuramaz, kafa vuruşu yapamaz, top çalamaz ve öyle çok da gol atmaz. Bunların dışında fena değildir. (David Beckham için)

George Best

ÜYELİK

Güncel

Beşiktaş, ligin bitimine 3 hafta kala 73 puanla zirvenin tadını çıkarıyor.   Zor geçmesi...
Beşiktaş'ta 3'er sarı kartı olan Gomez ve İsmail gibi Kayseri maçını hasarsız...
“Gereksiz bir şekilde topa çok fazla sert vurdum ve atışı gole çeviremedim. Bu son olsun... Bir...
“Yarışta ipler elinizde mi” sorusuna, Güneş’ten ilginç çıkış: "Biz ip atlamıyoruz, top oynuyoruz....
Süper Lig'in 31. haftasında Kayserispor'u 4-0'la geçen Beşiktaş, bitimine 3 hafta kala 73 puanla...