Milli Takım

Milli Takım

Bu dünyada sadece iki takım tutuyorum. Biri Galatasaray diğeri Türk Milli Takımı. Her ülkede bir takım tutan, dünya kupasında bir ülkenin taraftarlığını yapmam. Hatırlatmak istedim.

Bu yüzden mesela Lucescu zamanında takımdan soğusam da izlemekten vazgeçmedim. Tıpkı Held’li Galatasaray’dan soğusam da takip etmekten vazgeçmediğim gibi.

Lucescu konusunu da açmak lazım aslında. Lucescu’nun getirilmesi saçmaydı. Lucescu’nun ille de yabancı sınırı gelmesi gerekiyor açıklamaları saçmaydı. Bu sözlerin kendi fikri olduğunu sanmıyorum. TFF tarafından devletin en tepesindeki söylemin desteklenmesi için kamuoyu oluşturmak amacıyla yapılmış açıklamalar gibi duruyor. Cümleyi çok zor yazdım, umarım bir anlamı vardır.

Bunun dışında Lucescu’nun yapmaya çalıştığı da genç jenerasyonla, yaşlıları kaynaştırıp bir geçiş yapmaktı. Fikir güzel tabii ama seçtiği oyuncularla olmazdı, olmadı da. UEFA’nın saçma bir organizasyonunda küme düştük. Ne anlama geldiğini bilmiyorum zira takım Avrupa Şampiyonası eleme maçları oynuyor.

Lece’nin aldığı tazminat konusuna girmiyorum hele ki Fatih Hocanın aldığı tazminattan sonra her gün çıkıp konuşanların sessizliğinden hiç bahsetmeyeceğim. Yoksa ceza alırım. Bol küfürlü fikirler var kafamda.

Dönelim Şenol Güneş’li milii takıma.

Şenol Güneş milli takıma yakışan üç hocadan biri. Mustafa Denizli ve Fatih Terim ile beraber. Futbolculuk hayatları boyunca takımlarının kaptanlığını yapmış, milli takımda değişmez futbolculardı. Ayrıca teknik direktörlükteki başarılarına Türkiye’de ulaşan yok.

Ağırlığı olan, herkesin saygı duyduğu bir futbol adamı Şenol Güneş. Defoları yok mu? Kimin yok ki? Aldığı ücrete değinip geçeyim. Uzun yıllardır üst düzey futbolun içinde hem futbolcu hem de hoca olarak bulunan adamların paranın miktarıyla ilgisi yoktur. Tek bir şartla. Aldıkları para ego tatmini sağlamalı. Örneğin en çok kazanan yerli hoca olmalı ya da Türkiye’de en çok kazanan teknik direktör olmalı. Avrupalı meslektaşlarından daha az kazanmamalı. Bunlar paranın miktarının cebi değil egoyu tatmin etmesi işte. Yoksa bu adamların futbolculuklarında 1 yılda kazandığı parayı kazanıp hiç iş güç yapmadan yatmak isteyen milyonlarca insan var Türkiye’de, dünyada. Adamlar hep göz önünde olmak falan istiyor, hükmetmek istiyor, mücadelenin içinde olmak istiyor. Para kazanmak için yapmıyorlar bu işi, 60 yaşını geçmiş olmalarına rağmen.

Beşiktaşla milli takımı aynı anda çalıştırması tartışılıyor. Doğrusu bu milli takımın konusu değil, Beşiktaş’ın daha çok düşünmesi gereken bir konu.

Yine yazının etrafından dolandım ama söylemem gereken şeylerdi.

Kadro açıklanınca tartışmalar da başladı. Bazı kulüpler sosyal medyadan neden kendi oyuncularının alınmadığıyla ilgili ayar verdiler falan, eğlenceliydi. Açıkçası ligi veya avrupayı pek takip etmediğim içim kadro konusunda ahkam kesemem. Ben genelde sahada gördüğüme bakarım. Eksik kalır tabii ama ne yapalım.

Kadroyla ilgili söyleyebileceğim detaylı tek şey, Emre Belözoğlu’na milli formayı 100 kez giydirmek için kadroya alındığı olur. Yanlış anlaşılmasın, bu yaşta hala Türkiye’nin en iyi orta sahanın ortası. Ancak, mesela dün gece fark açılmışken oyuna girmesinin sebebi, maçı ya da skoru almak olmadığı açık. Milli forma istatistiği artsın diye. 97 olmuş, 100 olunca kendi bırakacaktır.

Kadronun iyi olduğunu düşünüyorum. Takımlarında forma giyen gençlerin milli takıma alınmasını çok olumlu buluyorum.

Doğrusu Kosova da Moldova da çok zayıf takımlar. Hele Moldova felaket. Bu maçları kolay geçmemiz önemli. Milli takımın daha önceki yıllarda böyle zayıf takımlara karşı zorlandığını hatta puan kaybı yaşadığını biliyoruz. İki maç altı puan kıymetli.

Rakipler çok zayıf olduğu için takımının oyununu övmeyeceğim, delirmedim henüz çok şükür. Ancak gördüğüm önemli iki detay var. Birincisi takım olmuşlar. Aradaki sevgi saygıyı beğendim. Bir diğeri de takım dinamik. Kolay pes etmeyecek yapısı var. Bu önemli. Grupta zor rakipler ve zor maçlar var. Örneğin Fransa. Fransa’ya karşı takımın dinamik ve pes etmeyen özelliği iş yapabilir. Sonuçta zor oyunu bozar.

 

Hayırlısı bakalım….

Makale tipi: 

BENZER İÇERİK

Ercan Taner’in maçın bitişini haber veren anonsu buydu, 3-1 kazanıyor...
forma yanlış olmuş aslında akbilspor forması olması lazımdı
Sinirliyim gençler. 20 yıllık galibiyetsizliğe falan değil, şampiyonluğun...
Şampiyon olmak istiyorsan ki Galatasaray istiyor, puan kaybı yapmaması lazım....
Bu dünyada sadece iki takım tutuyorum. Biri Galatasaray diğeri Türk Milli...
Tabii maç bitince hastası oluyoruz yoksa oyun devam ederken sinirden, sigaradan...
90+5’te gelen gol şampiyonluk habercisi olabilir. Öldük öldük dirildik maçı...

Aforizma

Evet, fakir Evertonian mahallelerinde oturuyorum ve çok rahatım. Şunu da söyleyeyim, paranın benim için bir önemi yok. Hatta kazandığım parayı Everton'a bahis yatırıyorum. Everton kazansa para alıp seviniyorum, Everton kaybederse daha çok seviniyorum. Bu yüzden benim adım Kenneth değil, çünkü ben Liverpool'lu Kenny'im. Nerede oturduğumun hiçbir önemi yok

Kenny Dalglish

ÜYELİK

Güncel

Spor Toto Süper Lig'in lideri Beşiktaş'ta bu sezon gösterdiği performansla, eski günlerine...
Beşiktaş, ligin bitimine 3 hafta kala 73 puanla zirvenin tadını çıkarıyor.   Zor geçmesi...
Beşiktaş'ta 3'er sarı kartı olan Gomez ve İsmail gibi Kayseri maçını hasarsız...
“Gereksiz bir şekilde topa çok fazla sert vurdum ve atışı gole çeviremedim. Bu son olsun... Bir...
“Yarışta ipler elinizde mi” sorusuna, Güneş’ten ilginç çıkış: "Biz ip atlamıyoruz, top oynuyoruz....