Spor ve Özgüven

Spor ve Özgüven

“Ben en iyisiyim. Bunu gözlerimle görmeden önce de söylüyordum. Sakın bana, şu işi yapamazsın demeyin. Olanaksız olduğunu anlatmayın. En iyisi olmadığımı söylemeyin. Ben en iyinin de iyisiyim.”

Muhammed Ali

 

Tarih büyük şampiyonlarla, hırsını bir gün olsun kaybetmeyen, göz kamaştıran başarılı sporcularla doludur. Bu sporcuların her birinin değişik becerilerinden, onları başarıya götüren farklı özelliklerinden bahsedilebiliriz. Jordan’ın saplantı haline gelmiş kazanma arzusunu, Cruyff’un yenilikçiliğini, Maradona’nın saf yeteneğini, Mark Spitz’in çalışma azmini öne çıkarabiliriz. Bütün bu efsanelerin tek bir ortak özelliğinden bahsetmemiz gerekirse en öne çıkan şey hepsindeki sarsılmaz özgüven olacaktır.

1968 yılında Mark Spitz altı olimpiyat madalyası alacağı iddiasını arkadaşlarına söylediğinde çevresindekileri güldürmüş ve o yılki olimpiyatlardan sadece iki madalya ile dönebilmişti. Dört yıl sonraki olimpiyatlarda, henüz yirmi iki yaşındayken aynı iddiayla ortaya çıktığında ise takım arkadaşları ve büyükleri tarafından gerçekçi olması konusunda uyarılmıştı. Mark Spitz o olimpiyatlardan yedi madalya ile dönerken o güne kadar başarılmamış bir rekora imza atmıştı. Ya da Michael Jordan birçok maçta, maçın son topunu kullanıp başaramamış olmasına rağmen iş yine o noktaya geldiğinde eli titremeden son topu kullanma özgüvenini göstermişti.

Başarılı sporcuların birçoğu doğuştan gelen bir özgüvenle sporculuk yaşamlarına başlamış ve bu karakteristik özellik kariyerleri boyunca onlara yardımcı olmuştur. Birçok başarılı sporcu ise; bu konuda çalışmış ve geliştirilebilir bir özellik olan özgüvenlerini güçlendirmişlerdir. Buradaki en önemli noktalardan biri de özgüvenin performans ve başarıyla direkt olarak bağlantılı olması nedeniyle sporcunun takım arkadaşlarına ve antrenörlerine karşı da özgüvenini güçlendirme sorumluluğunu taşımasıdır.

 

Özgüven nedir? Oyuna nasıl yansır?

Özgüven, kişinin kendisine değer vererek kendisiyle ve çevresiyle barışık olması sonucu, gücünün ve potansiyellerinin farkına varması ve bu pozitif duygular ile harekete geçme gücünü yaşamına yansıtabilmesidir. Bir başka deyişle özgüven kişinin kendi potansiyelleri ve becerilerinden tam anlamıyla emin olma hissiyatıdır. Bu emin olma hissiyatı ile kişi en zor anlarda bile pozitif duygularla harekete geçme gücünü yaptığı işe yansıtabilir. Kişinin kendi değeri ve becerileri konusundaki bu şüphesiz olma durumu, bugün başaranlarla başaramayanlar arasındaki en önemli farkı oluşturmaktadır. Kolayca başarabildiğimiz anları düşündüğümüzde fark ederiz ki; o iş zor bile olsa o işi yapabilmekle ilgili bir şüphe taşımamışızdır. Aynı şekilde basit olmasına rağmen yapamadığımız şeyleri düşündüğümüzde kendimizden şüphe ettiğimizi, o işi yapma konusunda kendimize yeterince güvenmediğimizi görürüz. Kişinin özgüveninin eksik olmasını bir arabanın el freni çekik olarak ilerlemeye çalışmasına benzetebiliriz.

Özgüveni yüksek sporcular müsabaka sırasında potansiyellerini kolayca iyi performansa çevirebilir ve oyuna direkt olarak olumlu etki edebilirler. Hata yaptıklarında daha iyisini yapabileceklerinden emindirler ve hızlıca ayağa kalkıp yeni fırsatlar için mücadele ederler. Oyunun kritik anlarında sorumluluk almaktan çekinmezler. Oyun içerisinde maçı kazandırabilecek seviyeye çıkıp bu seviyede istikrarlı bir şekilde kalabilirler. Becerileri hakkında tereddüt eden, o gün gününde olup olmadığını düşünen, ben bu seviye için yeterli miyim diye şüphe eden sporcular ise müsabaka içerisinde yapacakları ufak bir hatadan kolayca etkilenecek ve bir hatalar zincirini başlatacaklardır. Bu yüzden bazı sporcular yedek kulübesinde olmaktan hiç mutsuz değillerdir.

 

Özgüveni geliştirmek için yapılabilecek 6 egzersiz.

1- Artılar – Eksiler

 

Boş bir sayfa alın ve sayfayı ikiye ayırın. Sol taraftaki boş kısma özgüveninizin yüksek olduğu, hiçbir şekilde başarısızlık ihtimalini bile düşünmediğiniz anları yazın. Diğer tarafa ise şüphe duyduğunuz, emin hissetmediğiniz özgüveninizi yitirdiğiniz anları yazın.

 

Özgüveni eksik olan bir sporcunun odak noktası kendisinin eksik yönleridir. Böyle bir durumda sporcu genel olarak neyi yapamadığına, hangi konuda eksik olduğuna odaklanmıştır. Bu tutum kişinin güçlü yönlerini fark edememesine neden olur. Bu tutumu değiştirmek için sporcu özgüveninin yüksek olduğu anların ve zayıf olduğu anların ayrımını yaparak kendisi için olan durumu netleştirmelidir. Böyle bir ayrımla netleşecek durum sporcunun elindeki becerilerini fark edip sporcuyu mücadele edeceği alana karşı cesaretlendirir.

 

2- İmajinasyon

 

Birinci egzersizdeki özgüveninizin düşük olduğu sağ taraftaki anları (basketbolda serbest atış çizgisi / futbolda son vuruş anı / boksta hamle zamanlaması ) hayal edin. O anı hayal edin ve yaşayın. Her defasında başarılı olduğunuzu gözünüzde canlandırın ve sol tarafta başarılı olduğunuz andaki duyguları içinizde hissedin. Topun elinizden çıkışı, potaya gidişi ve basket. Arkasından gelen rahatlama hissi. Ya da mükemmel zamanlama ile yapılan bir sıçrama, doğru zamanda alınan gard.

 

Böyle bir çalışma, sporcunun stres yaratan anlara daha hazırlıklı olmasına ve zamanla bu anlardaki özgüveninin gelişmesine yardım edecektir.

 

3- Adım Adım Hedefe

 

Sporcunun ulaşmak istediği son noktayı hedeflemesi her zaman motive edici olmayabiliyor. Hedefin çok uzak gözükmesi, sporcunun kendine olan güvenini olumsuz etkileme olasılığı kuvvetle muhtemeldir. Böyle bir hedef belirleme yerine sporcu daha kısa vadeli hedeflerle istatistiklerini, derecelerini, performansını adım adım arttırmalıdır.

 

4- Pozitif telkin - Motto

 

Başarılı birçok sporcunun kullandığı pozitif telkinler ve mottoları haline getirdikleri cümleleri kendi kendilerine tekrarlamaları kırılma noktalarında, stresin ağır bastığı ve özgüvenin zedelenmeye başladığı anlarda tekrar müsabakaya dönmelerine ve kendilerine gelmelerine yardımcı oluyor. Siz de kendi mottonuzu belirleyin. Özgüveninizi yükseltecek telkin cümlelerinizi çıkarın ve ihtiyacınız olan anlarda kendinize bunları hatırlatın. Bu bir sprinter için “ben dünyanın en hızlısıyım” ya da “bir boksör için kimse karşımda ayakta duramaz” olabilir. Sizin mottonuz ne?

 

5- Rakibinizin zayıflıkları

 

Rakibinizi ne kadar iyi analiz eder, eksilerini, ne zaman paniklediğini, neler yapmanız gerektiğini ne kadar iyi bilirseniz oyun içerisindeki özgüveniniz de o denli yüksek olacak ve rakibinizde yaratacağınız etkiyle her geçen dakika özgüveniniz yükselecektir. Siz ne kadar hazırlıklı olursanız özgüveniniz de o kadar yüksek olacaktır.

 

6- Özgüven deposu

 

Özgüveninizin geliştirilebilir olduğunu unutmayın. Yaptığınız çalışmalarla, edindiğiniz tecrübeler istediğiniz özgüven seviyesine ulaşma için küçük bir adım. Başarısızlıklardan dahi ders çıkarın ve olumluya odaklanın. Her geçen gün özgüven deponuzu biraz daha doldurduğunuzu düşünün. Siz mücadele ettikçe daha iyi olmak kaderiniz.   

 

Film tavsiyesi: Rudy (1993) - Yön: David Anspaugh

Kitap Tavsiyesi: Yemek İçin Yaşamak - Felipe F. Armesto

Albüm Tavsiyesi: Look To Your Own Heart - Lisa Ekdahl

BENZER İÇERİK

Kediden fırsat bulabildiğim kadar eski bir yazıyı güncelleyeceğim. Örneklere...
Çok sinirli ve kızgınım. Takımın yenilmesine değil sinirim. Birkaç haftadır...
Necefli Maşrapa  (ya ne koyaydım)
Word’e göre böyle bir Türkçe kelime yok diyor, komple kırmızı çizdi altını. Ne...
Konuk yazarımız Avukat Şenol Özçakıcı'nın bilgilendirici yazısı...
Ben daha ne yapayım
Çocukluğumda bir şey vardı, bakkaldan alınan kazı-kazan benzeri bir çekiliş...
Net olarak söyleyeyim ki kazanç. Kendim sorup kendim cevaplıyorum, bu gidişle...

Aforizma

Juventus bir alt lige düştügünde;

-Hal böyleyken‚ futbolcular gider‚ adamlar kalir.

Pavel Nedved

ÜYELİK

Güncel

Spor Toto Süper Lig'in lideri Beşiktaş'ta bu sezon gösterdiği performansla, eski günlerine...
Beşiktaş, ligin bitimine 3 hafta kala 73 puanla zirvenin tadını çıkarıyor.   Zor geçmesi...
Beşiktaş'ta 3'er sarı kartı olan Gomez ve İsmail gibi Kayseri maçını hasarsız...
“Gereksiz bir şekilde topa çok fazla sert vurdum ve atışı gole çeviremedim. Bu son olsun... Bir...
“Yarışta ipler elinizde mi” sorusuna, Güneş’ten ilginç çıkış: "Biz ip atlamıyoruz, top oynuyoruz....