Trabzonspor – Galatasaray : 4-0 Felaket

Trabzonspor – Galatasaray : 4-0 Felaket

Evet felaket bir Galatasaray izledik. Neresinden başlasam maçı anlatmaya. Öncelikle, Trabzonspor’un ve Ünal Karaman’ın dersine çok iyi çalıştıklarını ve akıllıca bir futbolla galibiyeti aldıklarını yazalım ve haklarını teslim edelim.

Galatasaray ise dersine hiç çalışmamış. Belki de çalışmışlardır, o zaman durum daha vahim.

Çünkü geçen sezondan kalan deplasman fobisi devam ediyor demektir. Bu sezonun ikinci deplasmanında farklı yenilmek ilerideki karanlık günlerin mi yoksa bu yaranın pansumanlamasına mı sebep olacak göreceğiz.

Takımın deplasmanlardaki umursamaz, vurdum duymaz, ciddiyetsiz oyunu taraftarı ve Hoca’yı deli ediyor. Akhisar kupa maçından sonra takıma operasyon yaptı ancak takımın umursamazlık katsayısı yükselmedi.

Gomis’in olmaması, Eren’in olması değil mesele. Geçen sezon Gomis varken de benzeri uyuşukluk oluyordu takımda. Çok ilginç. Fatih Terim’in bir takımının böyle olması çok acayip gerçekten.

Galatasaray’ın yediği gollere bakın. Sadece ikinci golde savunma 4 kişi, diğer gollerde 6-7 kişi ceza sahası içinde ama o kadar sorumluluk almaktan, yardımlaşmadan uzaklar ki, Trabzonsporlu oyuncular golleri kolayca atıyor. Hele yenen üçüncü gol. Herkes ellerini havaya kaldırıp (hakeme) dokunmuyorum mesajı veriyor ama gerçekten de dokunmuyor, vücudunu koymuyor, topa ayağını uzatmıyor. Bırakıyorlar ki adam rahat rahat vuruşunu yapsın. Adam takımı ipe dizdi o golde be kardeşim. Bu kadar saklanarak top oynanır mı…

Savunmadan çıkamamalar, ileride top tutamamalar, kontra yapamamalar…Ohooo… Say say bitmez.

Bu yazıyı kısa tutacağım. Belhanda’ya saydırarak bitireceğim. Geldiği günden beri asla güven vermeyen, asla sorumlu davranmayan, savruk, taktikle falan alakası olmayan, mahalle maçındaki delikanlılar gibi doğaçlama oynayan ve yine o bıçkın delikanlılar gibi sahada adaleti kendi dağıtmaya kalkan Belhanda. Çok sorumsuz futbolcu gördüm ama hem takıma bu kadar az katkı yapıp hem de bu kadar sorumsuzunu görmemiştim. Bu arkadaşa ceza vermeye gerek yok. Anlayacağını sanmam çünkü. Hoca artık Belhanda’ya asla güvenmemesi gerektiğini anlamıştır.

Geçen hafta Emre Akbaba sayesinde Belhanda rahatladı, daha fazla katkı veriyor gibi bir şeyler yazmıştım. Alanya maçı yanıltmış beni de.

Makale tipi: 

BENZER İÇERİK

Kediden fırsat bulabildiğim kadar eski bir yazıyı güncelleyeceğim. Örneklere...
Çok sinirli ve kızgınım. Takımın yenilmesine değil sinirim. Birkaç haftadır...
Necefli Maşrapa  (ya ne koyaydım)
Word’e göre böyle bir Türkçe kelime yok diyor, komple kırmızı çizdi altını. Ne...
Konuk yazarımız Avukat Şenol Özçakıcı'nın bilgilendirici yazısı...
Ben daha ne yapayım
Çocukluğumda bir şey vardı, bakkaldan alınan kazı-kazan benzeri bir çekiliş...
Net olarak söyleyeyim ki kazanç. Kendim sorup kendim cevaplıyorum, bu gidişle...

Aforizma

Livorno'yu eşimden daha çok sevdiğimi söylüyorlar. Hayır, bu doğru değil. Eşimi de, en az Livorno kadar seviyorum.

Christiano Lucarelli

ÜYELİK

Güncel

Spor Toto Süper Lig'in lideri Beşiktaş'ta bu sezon gösterdiği performansla, eski günlerine...
Beşiktaş, ligin bitimine 3 hafta kala 73 puanla zirvenin tadını çıkarıyor.   Zor geçmesi...
Beşiktaş'ta 3'er sarı kartı olan Gomez ve İsmail gibi Kayseri maçını hasarsız...
“Gereksiz bir şekilde topa çok fazla sert vurdum ve atışı gole çeviremedim. Bu son olsun... Bir...
“Yarışta ipler elinizde mi” sorusuna, Güneş’ten ilginç çıkış: "Biz ip atlamıyoruz, top oynuyoruz....